U2'nun yeni klib Magnificent'a geldi. Şarkı biliyorsunuz son albüm No Line To The Horizon'da yer alıyor. Bu albüm gerçekten (geçenlerde Hakan Kurşun'la sohbet ederken onun da dediği gibi) kulaklarımızın pasını sildi. 'İyi müzik el kitabı 2009 güncellenmiş baskı' gibi bir şey. Bakınız official klip ŞURADA var. Fas'ın Fez şehrinde çekilen klibe dair Bono'nun iki kelamı ve kısa bir de sahne var aşağıda.
U2NoLine.com:: U2 Video Shoot In Fes... - The funniest videos clips are here
U2NoLine.com:: U2 Video Shoot... - The funniest home videos are here
u2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
u2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mayıs 2009 Perşembe
10 Mart 2009 Salı
Sevdiğimiz şeyler: 3D Konser

Bir grup sinema ve müzik gazetecisi, düyanın ilk üç boyutlu olarak çekilen konserini bu sabah Maçka G-Mall'da izledi. Bu bir U2 konseriydi, ve tabii ki Hafif Müzik de oradaydı.
Üç boyutlu bir şey illa ki izlemişsinizdir ama bu bir konser olduğunda çok şey fark ediyor. Bir kere Bono'yla, Edge'le, dünyanın en cool müzisyeni Larry Mullen Jr.'la ve Adam Clayton'la tanışıp röportaj yapmış kadar oluyorsnuz.
Bono elini uzatıp yüzünüze dokunuyor ya da Edge'in gitarının sapı kafanızın üstünden geçiyor.
Bu çok güzel bir his ve dev stadyumun derinliğini de hesaba katarsanız ortaya acayip bir şey çıkmış.
Bu, gerçekten gidip, salona girip, tek bir dakikasından bile sıkılmadan izleyebileceğiniz, ve kendiniz çok iyi hissedeceğiniz harika bir deneyim. Bakın bütün klişe lafları kullanmış gibi olduk ama hepsi doğrudur.
Bu arada muhtemelen fark edeceğiniz şey şu olacak:
Gerçekten, uzun zamandır, şöyle zaman ayırıp, tadına vara avara U2 dinlemeyeli uzun zaman olmuş. Ve inanın bana, bunu yapmalısınız. Evinizde kıyıda köşede ne kadar U2 varsa ortaya dökün. Ve sıradan başlayın.
U2 çaldıkça hayatımızın soundtrack'i gibi geliyor. Tek bir grup, bu kadar fazla iyi şarkı yapsın ve hepsi ezberinizde olsun.
Bir de not: Korkarım evdeki tüm elektronik aletleri en fazla bir yıl içinde çöpe atacağız. Zira 3D geldiğinde HD falan hikaye olacak.
Bekleyelim, görelim.
4 Mart 2009 Çarşamba
İşte U2 Rolling Stone kapak çekiminin perde arkası!

Efendim elbette Rolling Stone'un en sevdiği sanatçı Bono, en sevdiği grup U2. Ve tabii yeni albüm No Line to the Horizon'a da David Fricke'nin 5 yıldız verdiğini unutmayalım. Dolayısıyla U2'nun en sevdiği dergi de Rolling Stone. En sevdiği başkan Obama vs.
Bakın derginin kapağındaki poz nasıl çekildi? İşte o çekimin perde arkası...
Etiketler:
no line to the horizon,
rolling stone,
u2
23 Şubat 2009 Pazartesi
U2 – No Line to the Horizon: İlk izlenimler


No Line to the Horizon, U2’nun en iyi albümü değil. U2’nun son 10 yılda çıkardığı en iyi albüm de değil. No Line to the Horizon'ın, grubun 80’ler ve 90’larından izler taşıyan güçlü şarkılar barındırmasına rağmen U2’dan beklenen “devrim yaratan albüm” olmadığı kesin. Peki kötü mü olmuş yani?
Magnificient, tam U2 tarzı klasik bir “büyük rock şarkısı” olarak yazılmış. Vokal, gitarlar, davul ve bası dinlediğinizde Joshua Tree’den bir şarkı dinliyor gibi oluyorsunuz. U2 burada bir zamanlar nasıl bir grup olduğunu hatırlamış, 80’lerdeki naif, hırçın ve alternatif dönemine, bence altın yıllarına geri dönmüş.
Yedi buçuk dakikalık Moment of Surrender uzun olmasına rağmen saniyeleri saydırmıyor. Edge’in buradaki naif ve yalın gitar hareketlerinin zaman zaman Shine On You Crazy Diamond’daki David Gilmour’u anımsattığını söylemem lazım. Az, öz ama her notasının hissedildiği gitarları ne kadar özlemişiz meğer.
Unknown Caller, aynı histen devam eden bir şarkı. U2, albümün bu bölümünde hayli dramatik ortamlar yaratmış meraklısına.
I’ll Go Crazy, If I Don’t Go Crazy Tonight, yine Joshua Tree dönemine selam çakan güçlü bir şarkı izlenimi yarattı. Bazılarına göre bu albümün en iyi şarkısı bile olabilir.
Albümün ilk single’ı Get On Your Boots, açıkçası dünyada beklenen etkiyi yaratmamıştı. Albümde çok daha kaliteli şarkılar var. Bu şarkı Discotheque etkisi yaratan bir şarkı gibi geldi bana. Farklı ve şaşırtıcı olması hedeflenmiş. Ama eğer bu albümde bazı şarkılar klasik olacaksa benim tahminin bu onlardan biri değil.
Stand Up Comedy, U2’nun daha ziyade Rattle and Hum’da kullandığı yarı funky melodik riffler ve üzerine yayılan gitarlara yoğunlaşıyor. Artık böyle şarkılar yapan gruplar yok, kalmadı. Şu işi bugün demode etiketi yemeden sadece U2 yapabilirdi. Onlar da yapmışlar zaten.
White As Snow, hayli duygusal ve ağır bir şarkı. Ancak Bono’nun sesinden kendini sonuna kadar dinletiyor. Masal anlatır gibi anlatıyor Bono şarkıyı. Siz de masal dinler gibi dinliyorsunuz.
Breathe, albümün en rock gibi duyulan şarkısı. The Edge burada gürültülü gitarlarla alıştığımız arpejlerini çok ustaca kullanıyor. Bize sanki U2’nun herhangi bir Live albümünden alınmış bir kaydı çalar gibi doğal grup. “Hücum kayıt” denen grup üyelerinin birlikte tek seferde kaydettikleri şarkılar vardır. Yer yer bu hisse kapıldım.
Ve Cedars of Lebanon. İlk dinleyişin ardından aklımda en fazla kalan şarkılardan biri. U2’nun “ağaç sevgisi” malum. Joshua Tree’nin ardından bu defa Lübnan Sedir’i var karşımızda. U2, bu şarkıda Bono’nun sesinden destansı bir anlatım ve The Edge’in uzaklardan gelen gitar sesiyle mükemmel atmosferi yaratmış. Moment of Surrender ve Unknown Caller ile en fazla beğendiklerimden biri oldu.
U2’dan beklenen stadyum marşlarını bu albümde bulamayabilirsiniz. Onun yerine eski usül U2 şarkıları, harika baladlar, sakin ve melodik gitarlar, güçlü bir ses var. U2’dan beklentimiz ne zaman bunun ötesine geçti ki zaten. Tamam Bono ve kanayan sosyal sorumlu yüreği önünde saygıyla eğiliyoruz. Ama ben Al Gore’la konferans veren bir Bono’dansa, şarkı söyleyen Bono’yu her zaman tercih ederim. Söyleyin, ne zaman ondan daha fazlasını bekledik ki?
İlk paragraftaki sorunun yanıtı: Albüm kötü değil, baştan sona hiç şarkı atlamadan dinlenebilecek klasik bir U2 albümü. Sizi bilmiyorum, ama benim beklentilerimi fazlasıyla karşıladı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)