nil karaibrahimgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nil karaibrahimgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2009 Cumartesi

Nil Karaibrahimgil stage dive yaptı. Ama nasıl?



Nil - Seviyorum Sevmiyorum - video powered by Metacafe



Efendim Nil hanımın yeni klibi pek bir trendy olmuş. Dünyadaki tüm yeni akımlar modalar hepsi bu klipte buluşmuş adeta. "Ne kadar Avrupai" dedik görür görmez...
Ama şimdi bir an bunları kenara, bir başka yazıya bırakalım ve klipteki stage dive sahnesine odaklanalım. Bakınız Hafif Müzik'in dev kadrosuna katılan ve pek yakında yazı ve yorumlarıyla aramızda olacak Melis Danişmend bu sahnenin perde arkasını yazdı. Aşağı bir de Pearl Jam videosu koyduk ki hangisi gerçek hangisi çakma anlaşılsın diye.

İşte Melis Danişmend'in yazısı:

Eddie Vedder bizi mi yedi?

Fesatlık gibi olmasın ama Nil Karaibrahimgil’in yeni klibindeki (Seviyorum Sevmiyorum) performansını bir yerden gözünüz ısırıyor mu? Saç/kalça/mikrofon sallamalar, hafif dudak aralamalar, deri pantolonlar. Hepsini geçin, ‘stage dive.’ Bu ‘çok güzel hareketleri’ bir yerlerden hatırlıyoruz sanki? A evet, Juliette Lewis & The Licks@Yeni Melek, 28 Kasım 2006. Hadi olur olur, insan insana, performans performansa benzer diyelim. Ama bu sefer de bu ‘stage dive’ olayının klip çekimi esnasında bayağı planlı programlı gerçekleştiğini öğreniyoruz. Üzerine atlanacak insan grubu önceden belirlenmiş, daha önce beraber çalışılan ‘güvenli’ tipler önlere alınmış, “Şöyle de atlayayım, sırtımı da döneyim,” denmiş, vs. ‘Stage dive’ denen şey, performans sırasında içten gelen, bir anlık sapıtma sonucu yapılan bir şey değil midir? Yoksa yıllarca Eddie Vedder bizi mi yedi?
Melis Danişmend

Alive - Pearl Jam

16 Şubat 2009 Pazartesi

Bu neyin formülü?





Ayşe Arman sormuş:
Hem çocuk gibisin, saf ve duru hem de dişi ve seksi. Ne içince, yenince böyle olunabiliyor? Formülü var mı formülü?

Böyle bir kafa için cidden birşeyler yeyip içmek gerekiyor ya, neyse… Ama bakın öyle değilmiş. Nil Karaibrahimgil cevap veriyor:

Hemen veriyorum: “Ailenin kuzusu ol ve bir erkeğin göz bebeği…” Bu vitaminlere, “biraz özgüven” ve “şımarıklık” eklenince, ortaya benim gibi tuhaf karışımlar çıkabilir.

Harikasın Nil!
Ve tebrikler. Yıllardır üzerinde kafa patlattığım tahammül edilmez insan formülünü bulmuşsun. Ben de seziyordum ama böyle ifade edemezdim doğrusu.

Ama Nil, korkarım bu formülden çok var etrafta. Hiç orijinal bir yanıt olmamış…

Mehmet Ali bey’in sarışınları var ya Fox’ta. Onlar da aynen böyle.

Şımarık?
Zaten kafadan.

Ailenin kuzusu?
İlla ki.

Erkeğin gözbebeği? (En çok bunu seviyorum Nil).
Evet o da var, o da var.

Ve tabii özgüven.
Olmazsa olmaz.

Memlekette özgüvenden bol ne var ki zaten? Adam Yemekteyiz programında hayatında ilk kez patates püresi yapıyor, internetten baka baka. Ardından da ekliyor: İddialıyım, pürem iyidir. Ulan hem ilk kez yapıyosun, hem bu kadar basit bir şeye internetten bakıyorsun, hem de iddialısın. Buna biraz da şımarıklık eklesek demek ne olacak? Nil.
Sor bakkala, ekonomiyi ona verseler anında çözer, iddialı. Özgüven var. Üstelik o da ailesinin kuzusu.
Taksici dediğin mesela bugün en cahili trafiği çözecek. Bir versen yetkiyi… Üstelik o da ailesine kuzu…

Bütün gün kişisel gelişim kitabı okumaktan mı oluyor acaba bunlar?

Ya yeri gelmişken söylemeden edemeyeceğim. Nl'in kendi web sitesinde şöyle diyor. Nil'in alt benliğinin resmi sitesidir. Ay ay ay ben fena oluyorum. Bu kadar yaratıcılık fazla geldi... (Kravatı gevşet, alnını tutarak su iç modu)